10 Temmuz 2009 Cuma

NASIL DEĞİŞİRİZ ?

'' Köprüleri neşeyle ve kolaylıkla geçiyorum ''
'' Nasıl '' ları çok seviyorum .Dünyadaki tüm teoriler, hayata geçirilip ,değişim yaratmadıkça yararsızdır. Hep ,nasıl yapılması gerektiğini bilmek isteyen pragmatik ve pratik bir insan oldum.
Üzerinde çalışılması gereken prensipler :
Değişim arzusunu beslemek,
Zihni kontrol etmek,
Kendimizi ve başkalarını affetmenin bizi nasıl özgürleştirdiğini öğrenemk.

İhtiyaçtan Kurtulmak ;
Bazen ,bir modeli değiştirmeyi çalışırken,bir süre için koşullar daha da kötüye gidiyormuş gibi görünebilir. Bu kötü bir şey değil. Durumun değişmeye başladığını gösteren bir işarettir. Olumlu ifadeler yerini buluyor ve yolumuzda ilerlemeyi sürdürmemiz gerekiyor.

Örnekler ;
Ekonomik durumumuzu iyileştirmek üzerinde çalışıyoruz ve cüzdanımızı kaybediyoruz.
İlişkilerimizi geliştirmek üzerinde çalışıyoruz ve kavga ediyoruz.
Sağlığımız üzerinde çalışıyoruz ve soğuk algınlığına yakalanıyoruz.
Yaratıcı yeteneklerimizi ifade etmek üzerinde çalışıyoruz ve işimize son veriliyor.
Bazen sorun başka bir yöne kayar ve bazı şeyleri daha iyi görmeye,anlamaya başlarız.
Örneğin , sigarayı bırakmaya çalışıyorsunuz ve '' sigaraya olan ' ihtiyacım 'dan kurtulmak istiyorum '' diyorsunuz.. Bu arada ilişkilerinizin de rahatsızlık verici bir hal almaya başladığının farkına varıyorsunuz.
Ümitsizliğe kapılmayın ; bu durum değişim sürecinin çalıştığını gösteriyor. Kendinize bir çok soru sorabilirsiniz. '' Rahatsızlık veren ilişkilerime son vermek istiyormuyum ? Sigara ,bu ilişkilerimin rahatsızlık verici yönlerini görmemem için duman perdesi mi yaratıyordu ? Niçin bu tür ilişkiler yaratıyorum ? ''
Sigara sadece bir belirti . neden değil. Şimdi sizi özgürleştirecek daha derin bir anlayış kazanıyorsunuz.
'' Rahatsızlık veren ilişkilere olan ' ihtiyacım ' dan kurtulmak istiyorum '' demeye başlıyorsunuz.
'' Ve bu kadar rahatsızlık duyma nedeninizin , başka insanların sizi sürekli eleştiriyor gibi görünmeleri olduğunun farkına varıyorsunuz.''
Tüm deneyimlerimizi kendimizin yarattığının bilincinde olarak şimdi de , '' eleştirme ihtiyacından kurtulmak istiyorum '' demeye başlarsınız.
O zaman da eleştirilmek üzerine düşünür ve çocukken çok fazla eleştiriye hedef olduğunuzun farkına varırsınız. İçinizdeki küçük çocuk ancak eleştirildiğinde kendini '' evde '' hissediyordur.
Sizin bu eleştiriden saklanmak için yarattığınız şey '' duman perdesi '' olmuş.
Belki bundan sonraki ilk adım , '' Affetmeyi istiyorum , '' olacaktır.
Olumlu ifadeler kullanmayı sürdürdükçe, sigara artık size cazip gelmemeye, hayatınızdaki insanlar sizi eleştirmeyi bırakmaya başlayacaktır. o zaman ihtiyacınızın artık olmadığını BİLİYOR olacaksınız.
Bu tür çalışma genellikle bir süre alır. Sabırla çalışmanızı sürdürür ve her gün değişimleri gözden geçirmek için kendinize sesiz birkaç dakika ayırırsanız, yanıtları da alacaksınız. İçinizdeki Akıl ,tüm evreni yaratan aynı Akıl . İç Rehberinize güvenin. Bilmek istediğiniz her şeyi size söyleyecektir.

Aklınız Bir Araçtır
siz aklınızdan çok daha öte bir varlıksınız. Hayatınızı aklınızın yönlendirdiğini düşünebilirsiniz. Çünkü zihninizi bu şekilde düşünmesi için eğittiniz. Bu aracınızı yeniden başka bir şekilde eğitebilirsiniz. Zihniniz istediğiniz şekilde kullanabileceğiniz bir araçtır.Şimdi kullandığınız biçimde, aklınız sadece alışkanlıkların deposu . Ve alışkanlıklar değiştirilebilir. eğer istiyorsak , hatta bunu yapabilmenin mümkün olduğunu biliyorsak alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz. Zihninizin sürekli konuşmasını bir an için durdurun ve bu düşünceyi gerçekten düşünün: ZİHNİNİZ İSTEDİĞİNİZ ŞEKİLDE KULLANMAYI SEÇECEĞİNİZ BİR ARAÇTIR.
Düşünmeyi ' seçtiğiniz ' düşünceler , yaşam deneyimlerinizi yaratıyor. Eğer bir düşünce ya da alışkanlığı değiştirmenin zor olduğuna inanıyorsanız , bu düşünce seçiminiz sizin için doğru olacaktır. '' Benim için değişmek kolaylaşıyor '' düşüncesini seçerseniz ,bu düşünce seçiminiz de sizin için doğru olacaktır.


LOUİSE L. HAY

4 Temmuz 2009 Cumartesi

İlk teşhis doğru olmayabilir,

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır.
Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı çekilmez, bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.

Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman
hekim bulur kendine;


" - Size bir iyi bir de kötü bir haberim var." der doktor.
" - Doktor önce iyi haberi duymak istiyorum."
" - Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
" - Peki kötü haber nedir doktor bey?"
" - Çok nadir görülen bir durum...söylemesi zor ama hadım edilmeniz
gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu
baskı sizde dayanılmaz, bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın
tek yolu erkeklik organınızı almak."


Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine
sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin
için yaşarım.. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak
altına yatmaya karar verir. Hastaneden taburcu olduğunda;


" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes
alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede
yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve
yeni bir hayata başlamaya karar verir.
Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım
elbiseye takılır gözleri. " - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve
dükkana girer.
Tezgahtara; " - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe'yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine
hayran hayran bakarken tezgahtar sorar;
" - Yeni bir gömlekde ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgahtar Joe'ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken
tezgahtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim
ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve
" - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara. Tezgahtar Joe'nun
kafasına bakarak; " - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgahtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgahtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye
düşünürken tezgahtar yine sorar;


" - Size bir tane de don verelim efendim"

" - Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızda n g etirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!"
Joe gülerek; " - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri
34 beden
giyiyorum!" der.
Tezgahtar kafasını sallayarak;
" - Hayır EFENDİM..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza
basınç yapar bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep
olur!..."